2009-2010 Eğitim Öğretim Yılı 2. Dönem Değerlendirme Toplantısı Yapıldı
03.03.2010

2009-2010 eğitim öğretim yılı ikinci dönem değerlendirme toplantısı Solmaz-Ahmet Baysal Öğretmenevi Toplantı Salonunda yapıldı.



Toplantıya Vali H. İbrahim Akpınar, İl Milli Eğitim Müdürü Recep Sezer, Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürleri, İl Merkez ve İlçelerdeki Okul Müdürleri ile öğretmenler katıldı.



Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantının açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Recep “Hepinizin bildiği gibi Bolumuzda 49 bin öğrencimiz 2750 öğretmenimiz var. Bolumuzun öğrenci potansiyeli olarak %65 Merkez ilçede, %35’i de diğer ilçelerde bulunmaktadır. Bir diğer deyişle köylerimizde ilçelerde dahil olmak üzere %19 %20 öğrencimiz köylerde, %80’nide İlçe merkezlerinde okumaktadır. Biz bugün eğitimi daha iyi anlamda değerlendirmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Değerli arkadaşlarım biz bu gün bu anlamda 5. toplantımızı yaptık. Bütün ilçeleri dolaşıyoruz 4 ilçeyi dolaştık bugün buradayız. İlçelerde ki bütün öğretmenlerle beraber olduk. Göynük’te, Mudurnu’da, Mengen’de ve Kıbrıscık’ta olmak üzere bütün öğretmenlerle beraber olduk. Öğretmenlerimizle yan yana gelince omuz omuza verince onlardan biz çok enerji aldık çok güzel şeyler iletiler bize. Bugün 5. Programımızı yapıyoruz. Değerli arkadaşlar bizim sizin fikirlerinize sizin önerilerinize çok büyük ihtiyacımız var” dedi.



Vali H. İbrahim Akpınar da yapmış olduğu konuşmasında “Geldiğim zamandan beri memnuniyetle ifade ediyorum ki, Bolu’daki Milli Eğitim gerek devletin gerekse de başta rahmetli İzzet Baysal ve yakınları olmak üzere onların yapmış olduğu büyük katkılar sunucu eğitim altyapısı bakımından oldukça iyi bir seviye gelmişiz. Türkiye’nin diğer illeri ile kıyasladığımız zaman doğusunda, batısında, kuzeyinde ve güneyinde çok fark etmiyor, Bolu eğitim altyapısı en iyi olan ilerden bir tanesi. Eğitimdeki başarı durumumuzda genel toplama vurulduğunda iyi gözükmüyor ama her okullar kendi alanlarında ki branşlarda yarıştırıldığı zaman ilk on’dayız. Tabi bunda gerek sizlerin gerekse öğrenci velilerimizin ve gerekse de en başta öğrencilerimizin gayretleri ile bu sonuçlara ulaşmış bulunuyoruz. Tabi başarıda bir sınır yok daha iyi olmada, daha ileriye gitmede herhangi bir sınırımız yok. Bizim en büyük amacımız bir, bu mevcut durumuzu en azından muhafaza etmek, iki daha iyi seviyelerde olmak, daha başaralı olmak, daha iyi liselere, daha iyi üniversitelerde öğrencilerimizi göndermektir. Milli Eğitim de gerek genel bütçeden gelen paralarla, gerek İl Özel İdaresi imkânlarıyla, gerekse belediyelerimiz ve ilimizde hayırseverlerin yardımlarıyla birçok şey yapılıyor. Ben okulların önemli bir kısmını ziyaret ettim, İl merkezinde olsun ilçelerimizde olsun birçok okul gezdim ve gördüm. Sınıflarına varıncaya kadar tek tek girdiğim okullarımız oldu. Yine hemen hemen hepsinde irili ufaklı ihtiyaçlar var. Bazılarında basit boya badana ihtiyacı, bazılarında sıra, masa ihtiyacı, bazılarında da teknoloji laboratuarları artık eskimiş. Malum her yıl çıkan elektronik cihazlar birkaç ay sonra demode hale geliyor. 4-5 yıl önce sistemlerine kurmuş okullarımız var. Biz yeniledikçe daha yenisine ihtiyacımız olacak. Burada belki okul idarecilerinin üzerinde durması gereken bir konu okul aile birliklerini aktif olarak çalıştırmak. Öğrenci velilerinin, o civardaki hayırseverlerin okullara daha çok katkıda bulunmalarını sağlamak. Bazıları kategorik olarak karşı çıkıyorlar öğrencilerden veya öğrenci velilerinden yardım istemeye ama bunun başka bir çaresi de şu anda sanki yok gibi. Tüm okullarımızın böyle beşer, onar, yirmişer liralık ihtiyaçlarını karşılayacak bir bütçemiz bile yok maalesef. Gerçi şu an Türkiye Cumhuriyeti bütçesinde en fazla pay alan Bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı, bu gerek çalışanların maaşları gerekse de okul yatırımları ve cari harcamaları yönünden böyle. Dünyanın her yerinde bir şekilde okuldaki öğrenciler ve onların velileri okulun harcamalarına katkıda bulunuyor. Bizler çok gelişmiş bir ülke değiliz ama sefil perişan bir ülkede değiliz nihayetinde, kişi başına geliri 10 bin doların üzerinde olan ülkeler kategorisindeyiz. Yüksek gelir değil ama orta gelir grubunda yer alıyor Türkiye. Ben geçtiğimiz yıl benzer bir toplantıda idarecilerimize ve öğretmenlerimize şöyle bir tavsiyede bulunmuştum. Öğrenci velileri ile bire bir ilgilenin, öğrencilerin evlerindeki durumlarını bir görün yani çocuklar sadece karşımıza gelen 125, 126, 127 numaralı öğrenciler değil her birinin ailesi, her birinin içinde yaşadığı farklı bir ortamı var. Öğrenci okuldaki başarısını veya başarısızlığını etkileyen faktörleri ailesinde de barındırıyor olabilir, ailevi problemler yaşıyor olabilir ve çok şükür devletin birçok imkânları var, eğer fakirse Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı var. Valiliğimiz, belediyelerimizin birçok kamu kurumunun, hayır kurumunun imkânları var bunlarla da birlikte çalışıp faaliyete geçebiliriz. Bazı okul ziyaretlerimizde görüyoruz okul aile birliği başkanları genellikle sizin aranızdan aynı sizler gibi öğretmenlik yapmış, idarecilik yapmış sonra emekli olmuş bir hanımefendi beyefendi veya orada çalışmış birisi veya bir muhtar çok güzel gayretler gösteriyorlar, okullara çok güzel imkânlar sağlıyorlar bu gayretlerin hepsinin toplamından bizler istifade ediyoruz. Ben İlimizde ki eğitimin öğretimin daha başarılı daha güzel olması ve sizlerin de daha huzurlu ortamlarda, daha güvende çalışması için elimizden gelen gayretleri gösteriyoruz. Sizlerinde üstün gayretleri ile daha iyi eğitim seviyesi ve daha güzel gelişmiş, daha iyi eğitilmiş çocuklara sahip olmayı ümit ediyorum. Bu toplantının da hem sizlere hem bizlere tabi en önemlisi öğrencilerimize faydalı olmasını, katkıda bulunmasını temenni ediyorum hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi.



Konuşmaların ardından İl Milli Eğitim Müdürü Recep Sezer Bolu ve ilçelerindeki eğitim durumu ile sınavlardaki başarı seviyeleri hakkında açıklamalarda bulundu.



Daha sonra Vali H. İbrahim Akpınar ve İl Milli Eğitim Müdürü Recep Sezer okul idarecilerinin ve öğretmenlerin sorunlarını dinleyerek cevaplar verdiler.